tamamiyizyani:

içimde daha az katlanılır bir dünya yarattım. tahammülsüzleştirdiğim ince ipleri uçurum kenarından son kez sarkıttım. masadaki yemeğe küstüm. içtiğim sigaraya daha çok kendimden verdim. hep bir şeyleri bilmeyi daha çok isterken sadece bilmediklerimin acısını yutkundum.bir çukurun dibini kazar gibiydim.ellerim yarısı masada biten paketlerin sohbetinde bomboş kaldı. akşam çok sessiz. birazdan yine aynı sonu hazırlayıp, o zorluktan nasıl sağ çıkarsam hayatta kalırımın çabasını verecektim. omurgam öyle şekillendi. kaybettin ve en azından benim kadar suçlu yüzüne söylemek istediğim her cümlem ciğerimle birlikte söndürdüğüm tablada kaldı.  hiç birşeye bu kadar geç bırakmadım. kızgın yada kırgın değilim derken şuramdaki harların beni bitirdiğini  göremedim. yarattığım o dünyada tek başınaydım. son sigaramı da yaktım.

tamamiyizyani:

geniş  duvarlarına sığmadığım odanın köşesine sindim. belki defalarca kez çarpmış tokatların yüzümdeki izini aradı acım. aynı yerinden asılmış halatlar koptu. evim, bir değil binlerce onlarca depremin beton kirişlerine kadar parçalandı. bir gecede hemde. yıkılmasından korktuğum her parçama sıkı sıkı sarıldım. içimde bir yer kanıyorken, bir daha bedenime tutunmayacak bütün uzuvlarımın tek tek koptuğunu hissettim. eskisinden daha az ama her gün biraz daha çoğalan o umudun nasıl yok olduğunu hissettim. nefes almayı unuttuğum, titreyen  sesim, dik duramayıp yere yığıldığım şu evim başıma yıkıldı, bunu da hissettim. şimdi kollarıma kendimi sarıp sarmaladım daha azından çok olmayacak ağlamarım, söz.

geniş  duvarlarına sığmadığım odanın köşesine sindim. belki defalarca kez çarpmış tokatların yüzümdeki izini aradı acım. aynı yerinden asılmış halatlar koptu. evim, bir değil binlerce onlarca depremin beton kirişlerine kadar parçalandı. bir gecede hemde. yıkılmasından korktuğum her parçama sıkı sıkı sarıldım. içimde bir yer kanıyorken, bir daha bedenime tutunmayacak bütün uzuvlarımın tek tek koptuğunu hissettim. eskisinden daha az ama her gün biraz daha çoğalan o umudun nasıl yok olduğunu hissettim. nefes almayı unuttuğum, titreyen  sesim, dik duramayıp yere yığıldığım şu evim başıma yıkıldı, bunu da hissettim. şimdi kollarıma kendimi sarıp sarmaladım daha azından çok olmayacak ağlamarım, söz.

tamamiyizyani siyahkadaryalnizz umutbittigezegeniyakin ruhumunizleri kaanbubelli sarhoskedi fanart mandalinalilahmacun ahududuluvodka ahududurecelim meteerpeginhutamesi aforozedilmisrenk karpuzluantidepresan kemalistbiradam dokunmayanarsin vodkaverinbana bokmutluyuzaqq velevkirenkliyiz bakhelepezevenk plaktakisesin omzunevim solukmavipapatya aralikgunesi acı marijauna cannabis couple blazeit

içimde daha az katlanılır bir dünya yarattım. tahammülsüzleştirdiğim ince ipleri uçurum kenarından son kez sarkıttım. masadaki yemeğe küstüm. içtiğim sigaraya daha çok kendimden verdim. hep bir şeyleri bilmeyi daha çok isterken sadece bilmediklerimin acısını yutkundum.bir çukurun dibini kazar gibiydim.ellerim yarısı masada biten paketlerin sohbetinde bomboş kaldı. akşam çok sessiz. birazdan yine aynı sonu hazırlayıp, o zorluktan nasıl sağ çıkarsam hayatta kalırımın çabasını verecektim. omurgam öyle şekillendi. kaybettin ve en azından benim kadar suçlu yüzüne söylemek istediğim her cümlem ciğerimle birlikte söndürdüğüm tablada kaldı.  hiç birşeye bu kadar geç bırakmadım. kızgın yada kırgın değilim derken şuramdaki harların beni bitirdiğini  göremedim. yarattığım o dünyada tek başınaydım. son sigaramı da yaktım.

tamamiyizyani umutbittigezegeniyakin siyahkadaryalnizz sarhoskedi ahududuluvodka ahududurecelim meteerpeginhutamesi kemalistbiradam bakhelepezevenk velevkirenkliyiz omzunevim bokmutluyuzaqq kaanbubelli mandalinalilahmacun buraksoydas karpuzluantidepresan aforozedilmisrenk ruhumunizleri aralikgunesi art succession fanart poetry liberation my post postlarım blazeit marijauna cannabis couple

tamamiyizyani:

beni, benden kurtar. duvarlarına naralar attığım bu evi yık. gözlerimi dolup taşıran bu derdi söküp al benden. yollarına acıyı kuşattığım dağlarımı yerinden oynat. düştüm, dizlerimi titreten o yangına düştüm. kafamdaki dünyayı durdur. ağlamak istiyorum, saatlerce. etimde gezinen keskin bıçağı hissettiğim yerde kalbim var şimdi. beş yıl öncede burdaydım, şimdide. dünden kaldı avuçlarımda bu hüzün. içime kusup duran öfkeyi taşırmış, bana görmediğini söyleme (!) yumruklarımı defalarca kez birleştirdiğim duvar.. bana beni görmediğini söyleme artık. içime düşmüş bu derdin leşini ver bana. haşyetle baktığım  suratları çevir yüzümden. yılları devirdiğim evime veda, ruhumu sızlatan acıma son bir gülümseme bıraktım. kahrolası şu yaşamımda bir kez bile işe yaramamışlık, değersizlik .. kanıma dokunuyor. içim yanıyor. kaç kez kırılacak kaburgalarım göğüs kafesimden? bak bu kez müzik yok.bu kez yürümek yok. bu kez ayna yok. bu kez his yok. şuramdaki yangının bu kez adı yok.azad et beni bu evden. kaybettiğim benliğimden. önüme sunulan her bahaneden sıyır at üstümdeki rezaleti. içimdekini öldüremedim, içimdeki öldürdü beni. kimin elleri kanlı ? benim mi? kim kızacak bu derde? camı çerçevesi yerde, sıvası kazınmış duvarların, menteşesi sökülmüş kapıları, kırıp dökülmüş eşikler, kimin elleri kanlı lan bu evde ? suçlu benim. düşen benim. beni, benden kurtaramadım. üzgünüm, yanan benim.

ruhadeva:

Tarihi daha gelmedi ama beni evine al. Özledim seni, toprağını aç iki dakika konuşmamız lazım. Sarılmamız farz. Yokluğunu fırsat bildi sanki bu dünya, daha beter oldu her şey. Vücudumdaki yaralar daha çok derinleşti. Uçurum kenarında içen ayyaşlardan biri oldum. Nezarethanelerde sabahladım, mahkemelere çıktım. Elime silah aldım, kullanmayı öğrendim. Kurşun yarasına sahip oldum. Kurşun yarasına mahkûm ettim. Bıçak yaralarım oldu, yaraların üstünden bir de ben geçtim. O çok istediğim balkondan atladım. O binadan kendimi özgür bıraktım. Bacaklarımda ve avuç içlerimde yanıklar oldu. Öyle söndürdüm sigaraları. Nasırlarım oldu. Gözlerim her zamankinden fazla kızarık durdu. Göz torbaları ve morluklarına bakmak zorunda kaldım aynalarda. Sırtımdaki kamburum daha fazla ortaya çıktı. Daha fazla kan kustum. Baş ağrılarından kafamı duvarlara vurdum. Sinir krizlerim çoğaldı. Paranoyalarım arttı. Bilmem kaç kere nöbet geçirdim. Tedavileri reddettim. Morglarda terledim. Mezarlıklarda uyudum. Banklarda sabahladım. Sokaklarda içtim. Her masanın üstünde eksik olmayan tek şey oldu rakı. Uykusuzluğu parçam belledim. Kapalı olan her yer duman altı oldu. Saçlarıma tütün kokusu sindi. Her seferinde yazdım. Ajandalarımın en az otuz sayfasında yer aldın. Yazdıklarım kutu haline geldi. Çok yürüdüm, çok koştum. Çok kazdım, çok bağırdım. Eskisinden de fazla küfür etmeye başladım. Bütün namlular bana döndü, ensemde hissettim o soğukluğu. Tetiği çektiler. Ölümün eşiğinde kaldım. Darağacında sallandırıldım. Can çekiştim. Çok kaybettim. Zaman geçti, daha da çok kaybettim. Girdiğim her savaşta mağlup oldum. Üstelik hepsinde öldüm. Gözlerim mezar taşı misali soğuk durdu hep. Vicdanımı körelttim. Dışarıdan hep güçlü gözükmeye çalıştım. Dik durdum. Gözlerimdeki yaşları gönderdim, yine soğuk kaldım. Kaşlarım çatık durdu, dudaklarım dümdüz. Karnıma bıçak saplandı. Gözümden yaş düşmedi, kamburum gözükmedi. Ne zaman ağlamak üzere olsam, boynumu çizerim ve sen kan görmeye dayanmazsın bilirim. O yüzden pek göremezdin beni. Elime kan geldi. Neyse. Kaybettiğim ne ilk şeysin, ne de tek şeysin. Maalesef son da değilsin. Hoş kal. Yarım kalan kaçıncı video bu? Anlatmaya mecalim yok. Sonlandır keje. Nefesimizi sonlandırmaya gideceğiz daha.

tambirsinamist:

ben öyle balkonda uzun uzun oturmak bilmem. hele içimi hiç açamam orada. ağlarım, elalem görür diye annem odaya itekler zaten. sigara içmem pek ama arada onun sokağının havasını solurum. görseniz beni etrafıma neşe saçarken içime içime ağlarım. en çok da, bir yokuş çıkmışçasına tıkanır nefesim. ben yine de can havliyle yaşarım.

(via tambirsinamist)

tambirsinamist:

babalar gülerdi bilirdim. görmezdim ama bilirdim. babalar konuşmaz, hep meşgul, asık suratlı sanardım. babamla birlikte geçirdiğim vakit sayılı olurdu mesela. birlikte dediğimse aynı evde oluşumuzdan bahsediyorum. benden çok tütünle ilgilenirdi hatta, imrenirdim. bir gün yine çocuğum, paketten çalıp içtim bir tane. gözümün içine bi o zaman baktı uzun uzun ama kızmadı, bıyık altından güler gibi oldu hatta. o kadar sevindim ki iyi bir şey yapıyorum diye. o gün bugündür içerim ama babam bakmaz gözlerime. böyle daha niceleri.. kısacası anlatılan babaları babamda görmek isteyip de göremedim. ben de gördüklerimi istemeye başladım. gün geçtikçe daha çok babam oldum. 

(via tambirsinamist)

titreyenellerim:

“sözün ikbali senin güzelliğine tesadüf edince dilsizleşti. dikenleri nasıl yakıştırıyorsun kendine. kanım karışıyor toprağa, ellerim yara bere. ama yine de, seni en çok âşıkların ellerinde gördüm. çiçeğini hep onlar kırdı. şimdi beni suçlama boşa, bencillikle büyüyen aşkın çocukları benden de acımasızdı.”

(via titreyenellerim)


Indy Theme by Safe As Milk